Türkiye'nin En Genç Bilgi Paylaşım Platformu
03 Aralık 2008, 21:14:35 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  Ana Sayfa Yardım Ara Son Konular GoogleTagged Giriş Yap Kayıt  


  
Sayfa: [1] 2 3 ... 25
1  SPOR / Galatasaray / Aslan'ı yıldızları uçurdu: 3-1 : 04 Kasım 2008, 16:05:01


Süper Lig'de Gaziantepspor'u evinde ağırlayan Galatasaray, 2 yıl sonra rakibi karşısındaki şanssızlığını kırdı ve maçtan 3 puanı 3 golle aldı. Kewell, Lincoln ve Arda'nın gollerine, G.Antep Tabata (pen.) ile cevap verdi.

Galatasaray:
De Sanctis xx, Sabri xx, Emre Aşık xx, Servet xx, Hakan , Arda (Dk. 86 Mehmet Güven ?), Meira , Ayhan , Kewell (Dk. 63 Volkan x), Lincoln , Baros xx (Dk. 73 Ümit xx)

Gaziantepspor:
Tolgahan xx, Erkan x, Bekir x, Deumi xx, De Souza xx, Mehmet xx, Hakan x, Zurita xx, Erman x (Dk. 80 Olcan x), Tabata , Pacheco xx (Dk. 73 Ahmet x)

Goller: Dk. 10 Kewell, Dk. 11 Lincoln, Dk. 82 Arda (Galatasaray), Dk. 39 Tabata (penaltıdan) (Gaziantepspor)
Stat: Ali Sami Yen
Hakemler: Halis Özkahya xx, Muhittin Gürses xx, Nihat Mızrak xx

Maçın gelişimi...
İlk yarı:
10. dakikada Arda'nın soldan ceza alanına yaptığı ortada, Gaziantepspor savunmasının arkasına sarkan Kewell, gelişine yaptığı vuruşla meşin yuvarlağı filelere göndererek takımını 1-0 öne geçirdi.

11. dakikada Hakan'ın soldan ortasında ceza alanında topla buluşan Baros'un vuruşunda, top kaleci Tolgahan'dan döndü. Ceza alanında boş pozisyonda topu önünde bulan Lincoln, meşin yuvarlağı düzgün bir vuruşla ağlara göndererek skoru 2-0 yaptı.

19. dakikada Erman'ın arapasıyla aldığı topla ceza alanına giren Tabata'nın kaleci De Sanctis ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda yaptığı vuruşta meşin yuvarlak, uzak kale direğinin dibinden az farkla auta gitti.

20. dakikada topla ceza alanına giren Lincoln'un pasında topla buluşan Baros'un vuruşunda, savunmaya çarpan top kornere çıktı.

30. dakikada Kewell'ın sağdan ortasında, ceza alanının sol çaprazının hemen dışında topla buluşan Arda'nın sert vuruşunda, kaleci Tolgahan son anda meşin yuvarlağı tokatlayarak üstten kornere gönderdi.

33. dakikada Kewell'ın soldan yaptığı ortada, ceza alanının dışında topla buluşan Lincoln'un vuruşunda, kaleci Tolgahan meşin yuvarlağı iki hamlede kontrol etti.

37. dakikada Lincoln'un soldan kullandığı köşe vuruşu sonrası Arda'nın ceza alanında iyi yükselerek yaptığı kafa vuruşunda, meşin yuvarlak az farkla yandan auta çıktı.

38. dakikada Arda, Mehmet'in ceza alanında kafayla altıpasa indirmeye çalıştığı topa eliyle müdahale edince, hakem Halis Özkahya penaltı noktasını gösterdi.

39. dakikada penaltı atışını kullanan Tabata, meşin yuvarlağı filelere göndererek, skoru 2-1 yaptı.

İkinci yarı:
54. dakikada Lincoln'un sağdan kullandığı köşe vuruşunda, ceza alanında ön direkte iyi yükselen Kewell'in kafa vuruşunda, top üst ağlarda kaldı.

62. dakikada Zurita'nın sağdan ortasında, ceza alanında topla buluşan Pacheco'nun kafa vuruşunda, De Sanctis meşin yuvarlağa sahip oldu.

82. dakikada Arda, attığı golle Galatasaray'ı 2 farklı üstünlüğe taşıdı. Ümit'in ceza alanına indirdiği topu iyi izleyen Arda, iki Gaziantepsporlu futbolcu arasında kaptığı meşin yuvarlağı, düzgün bir vuruşla filelere göndererek skoru 3-1 yaptı.

87. dakikada Olcan'ın ceza alanında uygun durumda kafayla yaptığı aşırtma vuruşta, De Sanctis'i de geçen meşin yuvarlak az farkla yandan auta çıktı.

90. dakikada Tabata'nın soldan yaptığı orta-şut karışımı sert vuruşta, ceza alanında Bekir istediği gibi topa müdahale edemeyince, meşin yuvarlak yandan auta çıktı.

Kalan sürede sonuç değişmedi ve Galatasaray, karşılaşmadan 3-1 galip ayrıldı.
2  BAYANLARIN BÖLÜMÜ / Magazin / İşte En Seksi 11 : 17 Ekim 2008, 13:44:28

Michael Ballack

Antonio Cassano

Philipp Degen

Roberto Donadoni

Ivan Klasnic

Fredrik Ljungberg

Antonios Nikopolidis

Cristiano Ronaldo

Strahlemann

Edwin van der Sar
3  SPOR / Futbol / Kupada kuralar çekildi! 2 Dev Aynı Grupta ! : 17 Ekim 2008, 13:37:46
Fortis Türkiye Kupası'nda grup kuraları çekildi. İŞTE GRUPLAR...



Fortis Türkiye Kupası'nda grup maçlarının kura çekimi bugün İstanbul'da yapıldı. Kupada grup müsabakaları 5'er takımdan oluşan 4 ayrı grupta, toplam 20 takım arasında oynanacak.

Grup müsabakaları beşer takımdan oluşan dört ayrı grupta 29 Ekim 2008 - 11 Ocak 2009 tarihleri arasında arasında oynanacak. Gruplarını ilk iki sırada tamamlayan takımlar çeyrek finale yükselmeye hak kazanacak...

İŞTE GRUPLAR

A GRUBU
Beşiktaş
Trabzonspor
Gaziantepspor
Antalyaspor
Gaziantep Büyükşehir Belediyespor

B GRUBU
Galatasaray
Kayserispor
Ankaraspor
Altay
Malatyaspor

C GRUBU
Sivasspor
Denizlispor
Konyaspor
Vestel Manisaspor
Alanyaspor

D GRUBU
Fenerbahçe
Bursaspor
Eskişehirspor
Tokatspor
Ankaragücü


Register or Login
FİKSTÜR
4  SPOR / Futbol / Kupada Kuralar Çekildi ; Fikstür : 17 Ekim 2008, 13:36:45
Maç programı ise şöyle:

A Grubu
1.Hafta - 29 Ekim 2008
BEŞİKTAŞ-ANTALYASPOR
GAZİANTEPSPOR - TRABZONSPOR
G.ANTEP BŞ BLD. BAY

2.Hafta - 12 Kasım 2008
G.ANTEP BŞ BLD. - GAZİANTEPSPOR
TRABZONSPOR - BEŞİKTAŞ
ANTALYASPOR BAY

3.Hafta - 28 Aralık 2008
ANTALYASPOR - TRABZONSPOR
BEŞİKTAŞ - G.ANTEP BŞ BLD.
GAZİANTEPSPOR BAY

4.Hafta - 07 Ocak 2008
GAZİANTEPSPOR - BEŞİKTAŞ
G.ANTEP BŞ BLD. - ANTALYASPOR
TRABZONSPOR

5.Hafta - 11 Ocak 2008
TRABZONSPOR - G.ANTEP BŞ BLD.
ANTALYASPOR - GAZİANTEPSPOR
BEŞİKTAŞ BAY

B Grubu
1.Hafta - 29 Ekim 2008
KAYSERİSPOR - ALTAY
ANKARASPOR - GALATASARAY
MALATYASPOR BAY

2.Hafta - 12 Kasım 2008
MALATYASPOR - ANKARASPOR
GALATASARAY - KAYSERİSPOR
ALTAY BAY

3.Hafta - 28 Aralık 2008
ALTAY - GALATASARAY
KAYSERİSPOR - MALATYASPOR
ANKARASPOR BAY

4.Hafta - 07 Ocak 2008
ANKARASPOR - KAYSERİSPOR
MALATYASPOR - ALTAY
GALATASARAY BAY

5.Hafta - 11 Ocak 2008
GALATASARAY - MALATYASPOR
ALTAY - ANKARASPOR
KAYSERİSPOR BAY

C Grubu
1.Hafta - 29 Ekim 2008
DENİZLİSPOR - MANİSASPOR
SİVASSPOR - KONYASPOR
ALANYASPOR BAY

2.Hafta - 12 Kasım 2008
ALANYASPOR - SİVASSPOR
KONYASPOR - DENİZLİSPOR
MANİSASPOR BAY

3.Hafta - 28 Aralık 2008
MANİSASPOR - KONYASPOR
DENİZLİSPOR - ALANYASPOR
SİVASSPOR BAY

4.Hafta - 07 Ocak 2008
SİVASSPOR - DENİZLİSPOR
ALANYASPOR - MANİSASPOR
KONYASPOR BAY

5.Hafta - 11 Ocak 2008
KONYASPOR - ALANYASPOR
MANİSASPOR - SİVASSPOR
DENİZLİSPOR BAY

D Grubu
1.Hafta - 29 Ekim 2008
ANKARAGÜCÜ - FENERBAHÇE
ESKİŞEHİRSPOR - BURSASPOR
TOKATSPOR BAY

2.Hafta - 12 Kasım 2008
TOKATSPOR - ESKİŞEHİRSPOR
BURSASPOR - ANKARAGÜCÜ
FENERBAHÇE BAY


3.Hafta - 28 Aralık 2008
FENERBAHÇE - BURSASPOR
ANKARAGÜCÜ - TOKATSPOR
ESKİŞEHİRSPOR BAY

4.Hafta - 07 Ocak 2008
ESKİŞEHİRSPOR - ANKARAGÜCÜ
TOKATSPOR - FENERBAHÇE
BURSASPOR BAY

5.Hafta - 11 Ocak 2008
BURSASPOR - TOKATSPOR
FENERBAHÇE - ESKİŞEHİRSPOR
ANKARAGÜCÜ BAY
5  SPOR / Galatasaray / Galatasaray, Rijkaard ile temasta : 12 Ekim 2008, 11:30:05
Galatasaray yönetiminin Ümit Davala ve Edwin Boekamp'ı görevden almasının perde arkasında Skibbe'yi istifaya zorlamak olduğu anlaşıldı. Aslan'da Skibbe'nin yerine ilk düşünülen isim ise Hollandalı teknik adam Rijkaard...



Skibbe için aba altından sopa gösteren yönetimin yardımcılarını görevden almasıyla Alman hocanın işine son vermenin ilk adımını attığı belirtildi.

Skibbe ile bugün de bir görüşme yapan yönetimin "Yardımcılarımdan verim alamıyorum" açıklaması üzerine 2 yardımcı ile yollar ayrıldı.

Ancak edinilen bilgilere göre UEFA Kupası'ndaki gruptan Skibbe ile çıkamayacaklarına inanan Sarı-Kırmızılı yönetimin bir kaç gündür Rijkaard ile temasta oldukları öğrenildi. 2 yıl Barcelona'yı çalıştıran ve şu anda boşta bulunan Hollandalı dünyaca ünlü teknik adam ikna edilmeye çalışılıyor...

Rijkaard ile anlaşma sağlanırsa Skibbe ile de yollar ayrılacak.

Diğer yandan Fatih Terim ile de görüşen yönetimin milli maçlar arefesinde takıma zarar vermemek düşüncesiyle geri adım attığı ve bu görüşmeleri dondurduğu belirtildi.
6  SPOR / Galatasaray / Skibbe ile sorunumuz yok ! : 12 Ekim 2008, 11:28:27
Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat, Sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü Skibbe'yle ilgili bir sorunlarını olmadığını söyledi.



Kulübün 103. Kuruluş kutlamaları çerçevesinde Galatasaray Lisesi'nde gerçekleştirilen toplantı sonrası Başkan Adnan Polat, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Alman çalıştırıcı Michael Skibbe'nin iki yardımcısı Ümit Davala ile Edwin Boekamp görevlerinden alınmasıyla ilgili olarak Polat, "Skibbe'yle ilgili bir sorunumuz yok. Ancak oradaki boşluğu muhakkak dolduracağız. Futbol Şubesi'ndeki arkadaşlarımız ve genel müdürümüz bu konuda çalışmalarını sürdüyorlar. Gelişmelerden sizi haberdar ederiz" dedi.
7  SPOR / Galatasaray / Galatasaray'da antrenörlerin görevine son verildi! : 12 Ekim 2008, 11:26:35
Galatasaray'da antrenörler Ümit Davala ve Edwin Boekamp'ın görevlerine son verildi.



Galatasaray teknik ekip kadrosunda operasyon yapıldı. Skibbe'nin yardımcıları Ümit Davala ve Edwin Boekamp görevden alındı.

Galatasaray Kulübü resmi web sitesinde yapılan açıklamada şöyle denildi:

"Galatasaray futbol takımı antrenörleri Ümit Davala ve Edwin Boekamp ile 10 Ekim 2008 tarihi itibarıyla yollarımızı ayırmış bulunuyoruz. Kendilerine bugüne kadar kulübümüze vermiş oldukları hizmet ve emekleri karşısında teşekkür eder, bundan sonraki yaşamlarında başarılar dileriz."
8  SPOR / Futbol / Bosna Hersek engelini 2 golle geçtik! : 12 Ekim 2008, 11:22:31
Milli Futbol Takımı, 2010 yılında Güney Afrika'da düzenlenecek 19. Dünya Kupası Finalleri öncesi Avrupa elemelerinde 5. Grup'taki üçüncü maçında Bosna-Hersek'i 2-1 yendi ve puanını 7'ye çıkardı.



Türkiye: Volkan xx, Sabri xxxx, Servet xx, İbrahim Kaş xx, Hakan Balta xx, Kazım xx, Aurelio xx, Ayhan xx (Dk. 64 Halil xx), Arda xx, Mevlüt xx (Dk. 80 Yusuf x), Batuhan x (Dk. 39 Nuri xx)
Bosna Hersek: Hasagic xx (Dk. 75 Brasnic x), Damjanovic xx, Spahic xx, Radeljic xx, Salihovic xx, Rahimic xx, Berberovic xx, Misimovic xx, Muratovic xx (Dk. 81 Pjanic x), İbricic xx (Dk. 64 Ibisevic xx), Dzeko xx
Goller: Dk. 27 Dzeko (Bosna-Hersek), Dk. 51 Dzeko (Kendi Kalesine), Dk. 66 Mevlüt (Türkiye)
Sarı Kartlar: Dk. 42 Kazım (Türkiye), Dk. 80 Radeljic, Dk. 88 Pjanic (Bosna-Hersek)
Stat: BJK İnönü
Hakemler: Viktor Kassai xx, Gabor Eros xx, Tibor Vamos xx (Macaristan)

İLK YARI

27. dakikada Misimovic'in soldan kullandığı serbest vuruşta, kaleci Volkan'ın ve savunmanın hatası sonrası Dzeko topu filelere gönderdi ve takımını 1-0 öne geçirdi. Golün ardından kalabalık savunma karşısında topu tehlikeli noktalara geçiremeyen milli takım, önemli pozisyon bulamadığı, sadece şutlarla karşı kaleyi zorladığı karşılaşmanın ilk yarısını 1-0 geride kapadı.

14. dakikada Aurelio'nun pasıyla sol çaprazda topla buluşan Arda'nın şutunda, savunmaya çarpan top kaleciyi yanıltsa da kornere gitti.

15. dakikada sağdan yapılan ortada savunmadan seken topu önünde bulan Sabri'nin sert şutunda, meşin yuvarlak üstten auta gitti.

27. dakikada Misimovic'in sol çaprazdan kullandığı serbest vuruşta ceza alanı içinde kaleci Volkan'ın boşa çıktığı topla buluşan Dzeko'nun kafa vuruşunda, meşin yuvarlak filelere gitti ve Bosna Hersek 1-0 öne geçti.

40. dakikada Sabri'nin sağdan ortasında ceza alanı içinde topla buluşan Servet, meşin yuvarlağı ceza alanı önündeki Mevlüt'ün önüne indirdi. Bu futbolcunun bekletmeden şutunda, top kalecide kaldı.

44. dakikada Hakan Balta'nın soldan ortasında ceza alanı içinde boş pozisyonda topla buluşan Mevlüt, kötü bir kafa vuruşuyla meşin yuvarlağı auta attı.

45. dakikada Sabri'nin sağdan kullandığı korner atışında, topla buluşan Aurelio'nun vuruşunda savunma çizgi üzerinden çıkardı. Oluşan karambol sonrası Bosna-Hersek savunması tehlikeyi uzaklaştırdı.

Uzatma dakikalarında Arda'nın sağdan ortasında arka direkte yine müsait durumda topla buluşan Mevlüt, meşin yuvarlağı kontrol edemedi ve top auta gitti. Karşılaşmanın ilk yarısını konuk ekip 1-0 önde kapadı.

İKİNCİ YARI

46. dakikada Kazım'ın sağdan ortasında Mevlüt'ün dokunamadığı topa arka direkte Arda da müdahale edemeyince savunma tehlikeyi uzaklaştırdı.

49. dakikada Hakan Balta'nın soldan ortasında kaleci ile birlikte ceza alanı içinde topa yükselen Kazım'ın kafasından seken meşin yuvarlağı Mevlüt önünde buldu. Bu futbolcu ceza yayı içinde kötü vurunca kaleye yönelen topu savunma uzaklaştırdı.

51. dakikada Sabri'nin orta sahaya yakın bir yerden sol çaprazdan kullandığı serbest vuruşta, ceza alanı içinde top Dzeko'nun kafasından filelere gitti ve milliler 1-1 beraberliği sağladı.

56. dakikada Sabri'nin sağdan ortasında ceza alanı içinde topla buluşan Mevlüt, müsait durumda sert vurdu. Kaleciden seken topu önünde bulan Aurelio'nun şutunda, kaleci Hasagic çizgi üzerinden meşin yuvarlağı uzaklaştırdı.

66. dakikada Sabri'nin ilk golde olduğu gibi aynı yerden kullandığı serbest vuruşta, savunmanın arkasında topla buluşan Servet'in kafa vuruşunda, kaleci Hasagic meşin yuvarlağı çeldi. Altı pasın önünde topla buluşan Mevlüt, meşin yuvarlağı boş kaleye tamamlayarak takımını 2-1 öne geçirdi.

74. dakikada sağ çaprazdan topla ceza alanı içine giren Halil'in şutunda, kaleci Hasagic, meşin yuvarlağı ayaklarıyla kornere attı.

83. dakikada Pjanic'in pasında Dzeko, topu Ibisevic'e bıraktı. Bu futbolcu sağ çaprazdan ceza alanına girerken İbrahim Kaş'ın müdahalesiyle kötü bir vuruşla, meşin yuvarlağı auta attı.

Türkiye, maçı 2-1 kazanarak 2. galibiyetini aldı ve puanını 7'ye çıkardı.





9  YAŞAM / Dua Ayet Hadis / "Kur'an-ı Kerim" in Türkçe Meali" ENFAL : 11 Ekim 2008, 13:43:11
ENFAL:

1 - Sana ganimetlerin bölüştürülmesini soruyorlar. De ki ganimetlerin taksimi Allah'a ve Resulüne aittir. Onun için siz gerçekten mümin kimseler iseniz Allah'tan korkun da biribirinizle aranızı düzeltin. Allah'a ve Resulü'ne itaat edin.

2 - Gerçek müminler ancak o müminlerdir ki Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir âyetleri okunduğu zaman imanlarını arttırır. Ve bunlar yalnızca Rablerine tevekkül ederler.

3 - Onlar ki namazı gereği gibi kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yoluna harcarlar.

4 - İşte gerçekten mümin olanlar onlardır. Onlara Rablerinin katında dereceler vardır bağışlanma ve değerli rızık vardır.

5 - Nitekim Rabbin seni hak uğruna savaşmak için evinden çıkarmıştı. Oysa müslümanların bir kısmı o zaman bundan hoşlanmamışlardı.

6 - Ve gerçek gün gibi açığa çıktıktan sonra bile seninle münakaşaya devam etmişlerdi; sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlardı.

7 - İşte o zaman Allah size iki taifeden (kervan veya kureyş ordusundan) birini vaad ediyordu ki sizin olacaktı. Siz ise arzu ediyordunuz ki şanı ve şerefi olmayan şey (kervan) sizin olsun. Halbuki Allah âyetleriyle hakkı yerine oturtmak ve kâfirlerin arkasını kesmek istiyordu.

8 - Ki hakkın hak olduğunu tanıtsın ve batılı büsbütün yok etsin varsın o günahkârlar istemesin.

9 - O vakit siz Rabbinizden yardım diliyordunuz. O da: "Ben işte ardarda bin melekle size yardım ediyorum" diye duanızı kabul buyurmuştu.

10 - Bunu da Allah size sırf bir müjde olsun ve bununla kalbleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yoksa zafer ancak Allah katındandır. Gerçekten Allah mutlak galiptir ve hikmet sahibidir.

11 - O sırada size yine katından bir güven ve esenlik olmak üzere bir uyku sardırıyordu sizi temizlemek şeytanın vesvesesini sizden gidermek yüreklerinize kuvvet vermek ve ayaklarınızı sağlam durdurmak için gökten üzerinize yağmur indiriyordu.

12 - İşte o anda Rabbin meleklere şöyle vahyediyordu: Ben sizinle beraberim müminlere sebat verin. Kâfirlerin yüreğine korku salacağım hemen boyunlarının üstüne vurun parmaklarına parmaklarına vurun".

13 - Çünkü onlar Allah'a ve Resulüne karşı geldiler. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse bilsin ki Allah'ın azabı çok çetindir.

14 - İşte gördünüz ya şimdilik siz bunu tadın şu da kesindir ki ahirette kâfirlere cehennem azabı vardır.

15 - Ey iman edenler! Toplu olarak kâfirlerle karşılaştığınız zaman onlara arkalarınızı dönmeyin (kaçmayın).

16 - Böyle bir günde her kim onlara tekrar dönüp çarpışmak için geri çekilmek veya diğer bir safta yeniden mevzilenmek hâlleri dışında arkasını dönerse muhakkak Allah'dan bir gazaba uğramış olur ve varacağı yer cehennemdir orası da ne kötü bir akıbettir.

17 - Sonra onları siz öldürmediniz lâkin Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın lâkin Allah attı. Bu da müminlere güzel bir imtihan geçirtmek içindi. Allah işitendir bilendir.

18 - Gördünüz ya Allah kâfirlerin kurduğu tuzağı işte böyle boşa çıkarır.

19 - Fetih istiyorsanız işte size fetih gelmiştir eğer aşırı gitmez de son verirseniz hakkınızda daha hayırlıdır. Yok eğer dönerseniz biz de döneriz. O vakit askeriniz çok da olsa size hiç bir şekilde fayda vermez. İyi biliniz ki Allah müminlerle beraberdir.

20 - Ey iman edenler Allah'a ve Resulü'ne itaat edin. İşitip durduğunuz halde onun emirlerinden yüz çevirmeyin!

21 - Ve işitmedikleri halde "işittik" diyenler gibi olmayın!

22 - Çünkü yeryüzünde dolaşan canlıların Allah katında en kötüsü anlamayan ve düşünmeyen sağırlarla dilsizlerdir.

23 - Allah onlarda hayır görseydi onlara işittirirdi işittirseydi yine de aldırmaz arka dönerlerdi.

24 - Ey iman edenler! Peygamber sizi size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman Allah'a ve Resul'e icabet edin. Ve bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer. Ve siz kesinkes O'nun huzurunda toplanacaksınız.

25 - Ve öyle bir fitneden sakının ki içinizden yalnızca zulüm yapanlara dokunmakla kalmaz. Ve bilin ki Allah'ın cezası şiddetlidir.

26 - Düşünün ve hatırlayın o zamanları ki hani bir vakitler siz yeryüzünde güçsüzdünüz hor görülen bir azınlıktınız. İnsanların sizi hırpalamasından korkuyordunuz öyle iken O sizi barındırdı ve sizi yardımıyla destekleyip güçlendirdi ve şükretmeniz için temizlerinden rızık verdi.

27 - Ey iman edenler! Allah'a ve Resul'e hainlik etmeyiniz ki bile bile kendi emanetlerinize hıyanet etmiş olmayasınız.

28 - Ve iyi biliniz ki mallarınız ve evlatlarınız birer imtihan aracından başka birşey değildir. Allah katında büyük ecir vardır.

29 - Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız O size bir furkan (hakkı batıldan ayırdedecek bir anlayış) verir ve günahlarınızı örtbas eder sizi bağışlar. Allah büyük lütuf sahibidir.

30 - Hani bir vakitler o kâfirler seni tutup bağlamak veya öldürmek veya sürüp çıkarmak için sana tuzak kuruyorlardı da onlar tuzak kurarken Allah da karşılığında tuzak kuruyordu. Öyle ya Allah tuzakların en hayırlısını kurar.

31 - Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman "işittik dilersek bunun gibisini biz de söyleriz bu eskilerin efsanelerinden başka bir şey değildir" diyorlardı.

32 - Bir vakit de "Ey Allah eğer bu Senin katından gelmiş bir hak kitap ise hiç durma üstümüze gökten taşlar yağdır veya bize daha acı bir azap ver" demişlerdi.

33 - Halbuki sen içlerinde iken Allah onlara azab edecek değildi. İstiğfar ettikleri sürece de Allah onlara azab edecek değildir.

34 - Şimdi ise Allah'ın kendilerine azab etmemesi için neleri var ki? Oysa Mescid-i Haram'dan menediyorlar. Üstelik onun hizmetine ehil kişiler de değiller. Çünkü onun hizmetine ehil olanlar ancak müttakilerdir. Lâkin çoğu bunu bilmezler.

35 - Kâbe huzurunda onların duaları ise ıslık çalıp el çırpmaktan başka birşey değildir. O halde inkârınızdan (ve nankörlüğünüzden) dolayı bu azabı tadın bakalım.

36 - Mallarını Allah yolundan engellemek için sarfeden o kâfirler hiç şüphesiz yine onu sarfedecekler. Varsın sarfetsinler sonra o yüreklerine inen bir acı olacak sonra da mağlup olacaklar. Zaten kâfirler toplanıp cehenneme gönderilecekler.

37 - Allah murdarı temizden ayırdetmek için ve bir de murdar kısmını birbiri üzerine bindirip hepsini bir araya getirmek ve topunu birden cehenneme koymak için böyle yapar. İşte bunlar o hüsran içinde kalanların ta kendileridir.

38 - O kâfirlere de ki: Eğer bu işe son verirlerse daha önce yaptıkları bağışlanacak. Yok yine karşı koymaya başlar isyana dönerlerse önceki ümmetlere uygulanan kurallar kendilerine de uygulanacak. (Artık o ilâhî uygulamayı beklesinler.)

39 - Ortalıkta fitne kalmayıp din tamamıyla Allah'ın dini oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse muhakkak ki Allah yaptıklarını görür.

40 - Yok vazgeçmez de tekrar eskiye dönerlerse artık bilin ki Allah sizin yardımcınızdır. O ne güzel mevla ne güzel yardımcıdır.

41 - Şunu da biliniz ki ganimet olarak aldığınız her hangi bir şeyden beşte biri mutlaka Allah içindir. O da peygambere ve ona yakınlığı olanlara yetimlere miskinlere ve yolda kalmışlara aittir. Eğer siz Allah'a iman etmiş hak ile batılın ayrıldığı o gün iki ordunun karşı karşıya geldiği o (Bedir) günü kulumuza indirdiğimiz âyetlere iman getirmiş iseniz bunu böyle biliniz. Ve biliniz ki Allah herşeye kâdirdir.

42 - O vakit siz vadinin yakın bir yamacında idiniz onlarsa uzak yamacında idiler. Kervan da sizden daha aşağıda idi. Öyle ki şayet onlarla sözleşmiş olsaydınız öyle bir buluşma yeri için mutlaka anlaşmazlık çıkarırdınız. Fakat olması gereken (zafer)in olması için Allah böyle takdir etti. Tâ ki helak olan apaçık bir delil gördükten sonra helak olsun sağ kalanlar da yine apaçık bir delilden sonra yaşasın. Kesindir ki Allah işitendir bilendir.

43 - Hani o vakitler Allah sana uykunda (rüyanda) onları az gösteriyordu. Eğer Allah sana onları kalabalık gösterseydi korkacaktınız ve savaş konusunda anlaşmazlığa düşecektiniz. Fakat Allah böyle bir şeyden sizi uzak tuttu. Çünkü O gönüllerde yatanı da bilir.

44 - Ve işte onlarla karşılaştığınız vakit onları sizin gözünüze az gösteriyordu sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Çünkü Allah o mukadder olan işi yerine getirecekti. Bütün işler Allah'a döndürülür.

45 - Ey iman edenler bir düşman topluluğu ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çokça zikredin ki kurtuluşa eresiniz.

46 - Ayrıca Allah'a ve Resulü'ne itaat edin. Ve birbirinizle didişmeyin. Sonra içinize korku düşer ve kuvvetiniz elden gider. Sabırlı olun çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.

47 - Çalım atarak ve halka gösteriş yaparak yurtlarından çıkanlar ve Allah yoluna engel koyanlar gibi olmayın. Allah onların bütün yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

48 - Şeytan onlara amellerini güzel gösterdiği zaman "Bu gün insanlardan size galip gelecek yoktur ben de size yardımcıyım." demişti. Fakat iki tarafın karşı karşıya geldiği görününce arkasını dönüp kaçtı ve şöyle dedi: "Ben sizden kesinlikle uzağım. Ben sizin göremeyeceğiniz şeyler görüyorum ve ben Allah'dan korkarım. Ayrıca Allah'ın azabı çok çetindir."

49 - O sırada münafıklar ve kalblerinde hastalık bulunanlar (müslümanlar hakkında) "şu adamları dinleri aldattı" diyorlardı. Oysa her kim Allah'a tevekkül ederse bilsin ki Allah galiptir güçlüdür ve hikmet sahibidir.

50 - Melekler o kâfirlerin yüzlerine ve sırtlarına vura vura ve "Tadın bakalım cehennem azabını!" diye diye canlarını alırken hallerini bir görmeliydin.

51 - İşte bu sizin kendi ellerinizle meydana getirdiğiniz bir sonuçtur. Hiç şüphesiz Allah kullarına hiçbir şekilde zalim biri değildir.

52 - Tıpkı Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidişi gibi onlar da Allah'ın âyetlerini tanımadılar Allah da kendilerini günahları yüzünden tutuklayıverdi. Çünkü Allah çok kuvvetli ve azabı çok çetin olandır.

53 - Bu Allah'ın bir kavme verdiği nimeti onlar kendilerini değiştirmedikçe değiştirmemesinden dolayıdır. Gerçekten de Allah hakkiyle işiten herşeyi bilendir.

54 - Tıpkı Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidişi gibi Rabblerinin âyetlerini yalanladılar. Biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ile arkasından gidenleri suda boğduk. Hepsi de zalim idiler.

55 - Allah katında kımıldayıp debelenen canlıların en kötüsü inkara saplanıp da bir türlü iman etmeyenlerdir.

56 - Onlar kendileriyle antlaşma yaptığın halde her defasında antlaşmalarını bozarlar ve bundan hiç çekinmezler.

57 - Bundan dolayı onları harpte yakalarsan kendilerinden sonrakilere de gözdağı olacak şekilde ağır bir cezaya çarptır belki ibret alırlar.

58 - Eğer bir kavmin sözleşmeye aykırı bir hainlik yapmasından korkarsan savaştan önce aynı şekilde antlaşmayı bozduğunu kendilerine bildir. Çünkü Allah hainleri sevmez.

59 - O kâfirler ileri geçip kurtulduklarını sanmasınlar. Onlar kesinlikle (bizi) aciz bırakamazlar.

60 - Siz de gücünüzün yettiği kadar onlara karşı her çeşitten kuvvet biriktirin ve cihad için atlar hazırlayın ki onlarla hem Allah'ın düşmanlarını hem de kendi düşmanlarınızı ayrıca Allah'ın bilip de sizin bilmediğiniz daha başkalarını korkutasınız. Allah yolunda her ne harcarsanız onun sevabı size eksiksiz ödenir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız.

61 - Eğer onlar barıştan yana olurlarsa sen de barıştan yana ol! Ve Allah'a güven. Çünkü işiten ve bilen O'dur.

62 - Eğer sana hile yapmak isterlerse muhakkak ki sana Allah yeter. Seni yardımıyla ve müminlerle güçlendirecek olan O'dur.

63 - Müminlerin kalplerini birbirlerine O ısındırdı. Yoksa yeryüzünde ne varsa sen hepsini harcasaydın yine de onların kalblerini (böylesine) ısındıramazdın. Lâkin Allah kalplerini kaynaştırdı. Muhakkak ki O azizdir hakimdir.

64 - Ey Peygamber! Sana Allah yetişir arkandan gelen müminlerle beraber.

65 - Ey Peygamber! Müminleri cihada teşvik eyle. Eğer sizden sabredecek yirmi kişi olursa ikiyüze galip gelirler ve eğer sizden yüz kişi olursa kâfirlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar hakkı ve akıbeti düşünmeyen anlayışsız bir kavimdirler.

66 - Şimdi Allah sizden yükü hafifletti ve sizde bir zaaf olduğunu bildi. O halde sizden sabredecek yüz kişi olursa ikiyüz düşmana galip gelirler sizden bin kişi olursa Allah'ın izniyle ikibin düşmana galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.

67 - Hiçbir peygamberin yeryüzünde ağır basmadıkça (kesin zafere ulaşıp üstün gelmedikçe) esirleri olması layık değildir. Siz dünya malını istersiniz oysa Allah ahireti kazanmanızı murad eder. Allah azizdir hakimdir.

68 - Eğer Allah'dan bir yazı (hüküm) bulunmasa idi aldığınız fidyeden dolayı size mutlaka büyük bir azab dokunurdu.

69 - Artık elde ettiğiniz ganimetten helâl ve hoş olarak yiyin ve Allah'a karşı gelmekten sakının. Muhakkak ki Allah bağışlayıcıdır ve merhamet edicidir.

70 - Ey Peygamber elinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah sizin kalblerinizde bir hayır bulursa sizden alınandan daha hayırlısını size verir ve günahlarınızı bağışlar. Çünkü Allah bağışlayıcıdır."

71 - Eğer sana hıyanet etmek isterlerse iyi bilsinler ki bundan önce Allah'a hainlik ettiklerinden dolayı Allah onların ezilmelerine imkân verdi. Allah her şeyi hakkıyla bilen hüküm ve hikmet sahibidir.

72 - Gerçekten de iman edip hicret eden mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad veren onları barındırıp yardım edenler işte bunlar birbirlerinin dostlarıdırlar. İman ettiği halde henüz hicret etmemiş olanlar hicret edinceye kadar onlar üzerinde herhangi bir velayet hakkınız yoktur. Bununla beraber dinde sizden yardım isterlerse sizinle arasında antlaşma bulunanlar aleyhine bir durum olmadıkça onlara yardım etmeniz de üzerinize borçtur. Allah bütün yaptıklarınızı görüp duruyor.

73 - Kâfirler de aslında birbirlerinin dostları ve yardımcılarıdırlar. Eğer siz de öyle yapmazsanız yeryüzünde büyük bir fitne ve fesat çıkar.

74 - O kimseler ki iman ettiler hicret ettiler ve Allah yolunda cihada katıldılar bir kısımları da onları barındırıp yer yurt sahibi yaptılar ve yardıma koştular işte bunlar hakkıyla mümin olanlardır. Bunlara bir mağfiret ve cömertçe bir rızık vardır.

75 - Daha sonradan hicret edip sizinle beraber savaşa katılanlar da sizdendirler. Bir de akraba olanlar Allah'ın kitabına göre birbirlerine daha yakındırlar. Şüphe yok ki Allah her şeyi bilir.
10  YAŞAM / Dua Ayet Hadis / "Kur'an-ı Kerim" in Türkçe Meali" EN'AM : 11 Ekim 2008, 13:40:47
6-EN'AM:

1 - Hamd gökleri ve yeri yaratan karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur. Böyleyken kâfirler hâlâ Rablerine başkalarını eşit sayıyorlar.

2 - Sizi çamurdan yaratan sonra size bir ecel takdir eden O'dur. Tayin edilen bir ecel de (kıyamet zamanı) O'nun katındadır. Sonra bir de şüphe ediyorsunuz.

3 - O göklerde de yerde de (tek) Allah'tır. Sizin gizlinizi açığınızı ve ne kazandığınızı bilir.

4 - Onlara Rab'lerinin âyetlerinden hiçbir âyet gelmez ki ondan yüz çevirmesinler.

5 - Hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Alaya aldıkları şeyin haberi yakında kendilerine gelecektir.

6 - Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkanları onlara vermiştik. Onlara gökten bol bol yağmur indirmiş altlarından ırmaklar akıtmıştık. Fakat onları günahlarından dolayı helak ettik. Ve kendilerinden sonra başka bir nesil yarattık.

7 - Eğer sana kağıtta yazılı bir kitap indirmiş olsak da onu elleriyle tutsalardı yine de o kâfirler: "Muhakkak ki bu apaçık bir sihirdir" derlerdi.

8 - "O'na bir melek indirilmeli değil miydi?" dediler. Eğer bir melek indirseydik iş bitirilmiş olurdu sonra kendilerine hiç göz açtırılmazdı.

9 - Eğer Peygamberi biz bir melek yapsaydık yine de onu bir adam şeklinde yapardık ve onları yine düştükleri kuşkuya düşürürdük.

10 - Senden önce de peygamberlerle alay edilmişti. Fakat onlardan alay edenleri alay ettikleri şey kuşatıverdi.

11 - De ki: "Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl olmuş görün!".

12 - De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" "Allah'ındır" de. O rahmet etmeyi kendi nefsine yazmıştır. Sizi varlığında asla şüphe olmayan kıyamet gününde toplayacaktır. Ama kendilerini zarara sokanlar inanmazlar.

13 - Gecede gündüzde barınan her şey O'nundur. O işitendir bilendir.

14 - De ki: "Gökleri ve yeri yoktan var eden besleyen fakat kendisi beslenmeyen Allah'tan başka dost mu tutayım?" "Ben İslâm olanların ilki olmakla emrolundum" de ve sakın Allah'a ortak koşanlardan olma.

15 - De ki: "Eğer Rabbime isyan edersem büyük bir günün azabından korkarım".

16 - O gün kimden azab giderilirse kuşkusuz Allah ona rahmet etmiştir. İşte apaçık kurtuluş budur.

17 - Allah sana bir zarar dokundurursa onu yine kendisinden başka açacak yoktur. Ve eğer sana bir hayır dokundursa kuşkusuz O herşeyi yapabilendir.

18 - O kullarının üstünde tam hâkimdir. O hüküm ve hikmet sahibidir herşeyden haberdardır.

19 - De ki: "Şahitlik yönünden hangi şey daha büyüktür?". De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir ve bana bu Kur'ân vahyolundu ki onunla hem sizi hem de sizden sonra kendisine ulaşan herkesi uyarayım. Allah'la beraber başka ilâhlar olduğuna siz gerçekten şahitlik eder misiniz?" De ki: "Ben buna şahitlik etmem". "O ancak ve ancak bir tek ilâhtır ve gerçekten ben sizin ortak tuttuğunuz şeylerden uzağım"de.

20 - Kendilerine Kitap verdiğimiz kimseler Peygamber'i kendi oğullarını bildikleri gibi bilirler. Kendilerine yazık edenler var ya! İşte onlar iman etmezler.

21 - Allah'a iftira ederek yalan uydurandan veya âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Hiç şüphe yok ki zalimler kurtuluşa eremezler.

22 - O gün hepsini mahşere toplayacağız. Sonra Allah'a ortak koşanlara: " Hani nerede o Allah'a ortak saydığınız ortaklarınız?" diyeceğiz.

23 - Sonra (Onlar): "Rabbimiz Allah'a yemin ederiz ki biz müşriklerden değildik" demekten başka bir özür bulamayacaklar.

24 - Bak vicdanlarına karşı nasıl yalan söylediler! O uydurdukları putlar da kendilerinden kaybolup gitti.

25 - İçlerinden seni dinleyenler de vardır fakat biz onu anlamalarına engel olmak için kalblerinin üstüne örtüler kulaklarının içine de ağırlık koyduk. Onlar bütün delilleri görseler bile yine ona inanmazlar. Hatta sana geldiklerinde seninle tartışırlar. Ve o kâfirler: "Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir" derler.

26 - Onlar insanları Kur'ân'a iman etmekten menederler hem de kendileri ondan uzak dururlar. Böylece yalnız kendilerini mahvediyorlar ama farkında değiller.

27 - Onların ateşin üzerinde durduruldukları zaman: "Ne olurdu dünyaya döndürülseydik Rabb'imizin âyetlerini yalanlamasaydık da müminlerden olsaydık" dediklerini bir görsen!

28 - Hayır daha önce gizleyip durdukları karşılarına çıktı da ondan yoksa geri çevrilselerdi yine menedildikleri şeyi yapmaya dönerlerdi. Çünkü onlar yalancıdırlar.

29 - Dediler ki:" Dünya hayatımızdan başka bir hayat yoktur biz diriltilecek değiliz".

30 - Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman onları bir görsen! Rableri onlara şöyle der: "Bu bir gerçek değil midir?". Onlar da: "Rabbimize yemin ederiz ki gerçektir" derler. Rableri de onlara: "Öyleyse inkârınız sebebiyle azabı tadın!" der.

31 - Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten hüsrana uğramışlardır. Kıyamet günü ansızın gelince onlar günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak şöyle derler: "Dünyada yaptığımız kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!" Bakın yüklendikleri günah ne kötüdür!

32 - Dünya hayatı eğlence ve oyundan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise Allah'tan korkanlar için daha hayırlıdır. Aklınızı kullanmaz mısınız?

33 - Onların söylediklerinin seni üzdüğünü elbette biliyoruz. Onlar aslında seni yalanlamıyorlar fakat o zalimler Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar.

34 - Senden önce de peygamberler yalanlanmıştı. Kendilerine yardımımız gelinceye kadar yalanlanmaya ve eziyet olunmaya sabrettiler. Allah'ın sözlerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur. Şüphesiz ki sana peygamberlerin haberlerinden bir kısmı gelmiştir.

35 - Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldiyse haydi gücün yetiyorsa yerin içine (inebileceğin) bir delik ya da göğe (çıkabileceğin) bir merdiven ara ki onlara bir mucize getiresin! Allah dileseydi elbette onları hidayet üzerinde toplardı. O halde cahillerden olma!

36 - Daveti ancak dinleyenler kabul ederler. Ölülere gelince Allah onları diriltir sonra O'na döndürülürler.

37 - Dediler ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?" De ki: "Şüphesiz ki Allah bir mucize indirmeye kâdirdir fakat çokları bilmezler".

38 - Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki sizin gibi birer ümmet olmasınlar. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmamışızdır sonra hepsi Rablerinin huzurunda toplanırlar.

39 - Âyetlerimizi yalanlayanlar karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizlerdir. Allah dilediği kimseyi şaşırtır dilediği kimseyi de doğru yola koyar.

40 - De ki: "Kendinizi hiç düşündünüz mü Allah'ın azabı size gelse veya kıyamet vakti gelse Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Eğer sözünde doğru kimselerseniz cevap verin".

41 - Hayır yalnız o Allah'a yalvarırsınız. O da dilerse kaldırılmasını istediğiniz belayı kaldırır ve o zaman ortak koştuğunuz şeyleri unutursunuz.

42 - Şüphesiz ki senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik. Bize yalvarsınlar diye onları darlık ve sıkıntı ile yakalayıp cezalandırdık.

43 - Hiç olmazsa kendilerine baskınımız geldiği zaman olsun yalvarmalı değiller miydi? Fakat kalbleri katılaştı ve şeytan yaptıklarını kendilerine güzel gösterdi.

44 - Kendilerine hatırlatılanları unuttuklarında onlara her şeyin kapısını açtık. Nihayet kendilerine verilen o nimetlerle sevinip zevke dalınca onları azabımızla ansızın yakalayıverdik. Hemen ümitsizliğe kapılıp şaşkına döndüler.

45 - Böylece zulmeden kavmin kökü kesildi. Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun.

46 - De ki: "Söyleyin bakalım eğer Allah kulaklarınızı ve gözlerinizi alır da kalblerinize mühür vurursa Allah'tan başka onları size getirecek tanrı kimdir?". Dikkat et âyetlerimizi nasıl türlü türlü açıklıyoruz sonra da onlar yüz çeviriyorlar?

47 - De ki: "Söyler misiniz bana! Size Allah'ın azabı ansızın veya açıkça gelirse zalim toplumdan başkası mı helak olur?"

48 - Biz peygamberleri ancak rahmetimizin müjdecileri ve azabımızın habercileri olmak üzere göndeririz. Artık kim iman edip durumunu düzeltirse onlara hiç korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır.

49 - Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince yapmakta oldukları fenalıklar yüzünden onlara azap dokunacaktır.

50 - De ki: "Size Allah'ın hazineleri benim yanımdadır demiyorum. Gaybı da bilmiyorum. Ve size ben bir meleğim de demiyorum. Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum." De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?"

51 - Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları Kur'an'la uyar. Onlar için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi vardır. Gerekir ki Allah'tan korkarlar.

52 - Sırf Allah'ın rızasını dileyerek sabah akşam Rab'lerine dua edenleri huzurundan kovma. Onların hesabından sen sorumlu değilsin onlar da senin hesabından sorumlu değiller. Onları yanından kovduğun takdirde zalimlerden olursun.

53 - Biz onlardan kimini kimi ile "Allah aramızdan bunlara mı lutfunu layık gördü" desinler diye işte böyle imtihan ettik. Allah şükredenleri daha iyi bilen değil midir?

54 - Âyetlerimize inananlar sana geldikleri zaman onlara şöyle söyle: Selam olsun size! Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazdı. Sizden her kim bilmeyerek bir kötülük işleyip de sonra arkasından tevbe eder kendini düzeltirse muhakkak ki O bağışlayan esirgeyendir".

55 - Suçluların tuttuğu yol açığa çıksın diye âyetleri işte böyle genişçe açıklıyoruz.

56 - De ki: "Şüphesiz ki bana Allah'tan başka yalvardıklarınıza ibadet etmem yasaklandı". De ki: "Sizin çarpık isteklerinize uymayacağım (eğer uyarsam) o zaman sapıtmış olur doğru yolda gidenlerden olmamış olurum".

57 - De ki: "Ben Rabbimden apaçık bir delile dayanmaktayım siz ise onu yalanladınız. O çabuk gelmesini istediğiniz azab benim elimde değildir hüküm ancak Allah'a aittir gerçeği O anlatır ve O hakkı bâtıldan ayırdedenlerin en hayırlısıdır".

58 - De ki: "Sizin çabuk gelmesini istediğiniz azab benim elimde olsaydı benimle sizin aranızdaki durum herhalde sonuçlanmış olurdu. Allah zulmedenleri en iyi bilendir".

59 - Gaybın anahtarları O'nun katındadır onları O'ndan başkası bilmez karada ve denizde olanları O bilir ve bir yaprak düşmez ki onu O bilmesin; ne toprağın karanlıklarında bir tane ne de kuru ve yaş hiçbir şey yoktur ki o herşeyi açıklayan Kitap'ta bulunmasın.

60 - Sizi geceleyin ölü gibi uyutan gündüzün ne yaptıklarınızı bilen sonra ölüm ânı gelinceye kadar gündüzleri sizi uyandırıp kaldıran O'dur. Sonunda da dönüşünüz ancak O'nadır. Sonra bütün yaptıklarınızı size O haber verecektir.

61 - O kulları üzerinde hükümranlığı sürdürür ve size koruyucular gönderir sonunda sizden birinize ölüm geldiği vakit elçilerimiz hiç eksiklik yapmadan onun canını alırlar.

62 - Sonra da gerçek Mevlâlarına döndürülürler. Dikkatli olun hüküm ancak O'nundur ve O hesap görenlerin en süratlisidir.

63 - De ki: "Bizi bu tehlikeden kurtarırsa elbette şükredenlerden olacağız" diye gizli ve aşikâr O'na yalvarıp dururken karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?

64 - De ki: "Allah sizi ondan ve bütün sıkıntılardan kurtarır sonra da siz yine ortak koşarsınız".

65 - De ki: "O'nun üstünüzden ve ayaklarınızın altından azab göndermeye yahut sizi fırkalara ayırıp kiminizin kiminize hıncını tattırmaya gücü yeter". Bak âyetlerimizi nasıl inceden inceye açıklıyoruz ki onlar iyice anlasınlar.

66 - Kavmin o (Kur'ân'ı) yalan saydı halbuki o gerçektir . De ki: " Ben sizin vekiliniz değilim".

67 - Her haberin kararlaştırılmış bir zamanı vardır siz de onu yakında bileceksiniz.

68 - Âyetlerimiz hakkında münasebetsizliğe dalanları gördüğün zaman hemen onlardan uzaklaş ki ondan başka söze dalsınlar. Eğer şeytan bunu sana unutturursa hatırladıktan sonra hemen kalk o zalimler topluluğuyla oturma.

69 - Allah'tan korkanlara o zalimlerin hesabından bir sorumluluk yoktur. Fakat bu bir hatırlatmadır. Gerekir ki sakınırlar.

70 - Dinlerini bir oyun ve bir eğlence edinen ve kendilerini dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak! Ve hiçbir kimsenin kazandığı şey yüzünden kendisini helake atmamasını kendisi için Allah'tan başka hiç bir dost ve hiçbir şefaatçi bulunmadığını Kur'ân ile hatırlat. O azaptan kurtulmak için bütün varını feda etse kendisinden alınmaz. Onlar kazandıkları şey yüzünden helake uğratılmışlardır. Onlar için inkâr ettiklerinden dolayı kaynar bir içecek ve can yakıcı bir azab vardır.

71 - De ki: "Biz Allah'ı bırakıp da bize fayda veya zarar vermeyen şeylere mi yalvaralım? Allah bizi doğru yola kavuşturduktan sonra ardımıza mı dönelim? Arkadaşları bize gel diye doğru yola çağırdıkları halde yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp şeytanların ayartarak uçuruma çektikleri ahmak gibi mi olalım?". De ki: "Allah'ın gösterdiği yol yegane doğru yoldur. Bize bütün âlemlerin Rabb'ine teslim olmamız emrolundu".

72 - Bize: "Namazı dosdoğru kılın Allah'a karşı gelmekten sakının" (diye emredildi) toplanacağınız yer O'nun huzurudur.

73 - Gökleri ve yeri yerli yerince yaratan O'dur. Bir şeye "ol" dediği gün hemen oluverir. O'nun sözü haktır. "Sûr"a üfürüldüğü gün de mülk ancak O'nundur. O gizliyi ve açığı bilendir. O hikmet sahibi her şeyden haberdardır.

74 - İbrahim babası Âzer'e demişti ki: "sen putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum".

75 - Böylece biz İbrahim'e göklerin ve yerin melekûtunu (muhteşem varlıklarını) gösteriyorduk ki kesin inananlardan olsun.

76 - Üzerine gece bastırınca bir yıldız gördü:"Rabb'im budur" dedi. Yıldız batınca da:" Ben batanları sevmem" dedi.

77 - Ay'ı doğarken gördü: "Rabb'im budur" dedi. O da batınca: "Yemin ederim ki Rabbim bana doğru yolu göstermeseydi elbette sapıklığa düşen topluluktan olurdum" dedi.

78 - Güneş'i doğarken görünce: "Rabb'im budur bu hepsinden büyük" dedi. O da batınca dedi ki: "Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım".

79 - "Ben yüzümü tamamen gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve artık ben asla Allah'a ortak koşanlardan değilim".

80 - Kavmi onunla tartışmaya başladı. O da onlara dedi ki: "Beni doğru yola eriştirdiği halde Allah hakkında benimle mücadele mi ediyorsunuz? O'na ortak koştuklarınızdan hiç korkmuyorum ancak Rabbimin dilediği şey hariç. Rabbim ilmiyle her şeyi kuşatmıştır. Hiç düşünmez misiniz?"

81 - "Hakkında hiçbir delil indirmediği halde siz Allah'a ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da ben sizin ortak koştuklarınızdan nasıl korkarım?" Eğer bilirseniz söyleyin bu iki topluluktan hangisi güven içinde olmaya daha layıktır?

82 - İman edenler ve imanlarını zulüm ile karıştırmayanlar... İşte güven onlarındır ve doğru yolu bulanlar da onlardır.

83 - İşte bunlar kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimizdir. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Muhakkak Rabbin hikmet sahibidir bilendir.

84 - Biz ona İshak'ı ve Yakub'u da hediye ettik: Hepsine de doğru yolu gösterdik. Nitekim daha önce Nuh'a ve onun soyundan Davud'a Süleyman'a Eyyub'a Yusuf'a Musa'ya ve Harun'a da yol göstermiştik. Biz güzel davrananlara böyle karşılık veririz.

85 - Zekeriyya Yahya İsa ve İlyas'a da (hidayet ettik). Hepsi de salih kullarımızdandı.

86 - İsmail Elyesa Yunus ve Lut'u da (hidayete erdirdik). Hepsini âlemlere üstün kıldık.

87 - Babalarından çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da (üstün kıldık). Onları seçtik ve doğru yola ilettik.

88 - İşte bu Allah'ın doğru yoludur. Kullarından dilediğini o doğru yola iletir. Eğer onlar Allah'a ortak koşsalardı yaptıkları bütün amelleri boşa giderdi.

89 - İşte onlar kendilerine kitap hüküm (hikmet ve hükümranlık) ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Bunlar ona inanmayacak olurlarsa yerlerine onu tanımamazlık etmiyecek bir toplum getiririz.

90 - Bunlar Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen de onların hidayetine uy. De ki:"Ben ona karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O sadece bütün âlemlere bir öğüttür.

91 - Onlar: "Allah insanlara hiçbir şey göndermemiştir" demekle Allah'ı gereği gibi tanıyamadılar. De ki: Musa'nın insanlara aydınlık ve hidayet olmak üzere getirdiği sizin parça parça kâğıtlara çevirdiğiniz bir kısmını belli ettiğiniz birçoğunu gizlediğiniz; sizinle babalarınızın sayesinde bilmediğiniz birçok şeyleri öğrendiğiniz Kitab'ı kim gönderdi? (Onlara karşı sen) "Allah" de. Sonra onları bırak boş laflara dalarak oyalansınlar.

92 - Bu Kitap (Kur'ân) kendinden önceki kitapları tasdik eden şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab'a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar.

93 - Allah'a karşı yalan uyduran yahut kendisine hiçbir şey vahyolunmadığı halde: "bana vahyedildi" diyen ve: "Allah'ın indirdiği gibi bir kitap da ben indireceğim" diye iddiada bulunandan daha zalim kim olabilir? O zalimlerin halini ölüm şiddeti içindeyken bir görsen! Melekler onlara ellerini uzatırlar ve:" Ruhunuzu teslim edin. Bugün Allah'a karşı haksız şeyler söylediğinizden ve O'nun âyetlerine karşı böbürlenmenizden dolayı alçaltıcı bir azapla cezalandıralacaksınız" derler.

94 - Bugün sizi ilk defa yarattığımız zamanki gibi yapayalnız huzurumuza geldiniz size verdiğimiz herşeyi arkanızda bıraktınız. Allah'ın size göre ortağı olduklarını iddia ederek yardımlarına şefaatlarına güvendiğiniz ortakları yanınızda görmüyoruz. Aranızdaki bütün bağlar artık kesilmiş güvendiklerinizin hepsi kaybolup gitmiştir.

95 - Şüphesiz ki taneleri ve çekirdekleri yaran Allah'tır. O ölüden diriyi çıkarır diriden de ölüyü çıkaran O'dur. İşte Allah budur. O halde nasıl yüz çevirirsiniz?

96 - Karanlığı yarıp tanyerini ağartan O'dur. Geceyi dinlenmek için; Güneş'i Ay'ı (vakitlerinizi) hesaplamak için yaratmıştır. İşte bu her şeye galip gelen ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.

97 - Kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye yıldızları sizin için yaratan O'dur. Şüphesiz biz bilen bir toplum için âyetleri geniş bir şekilde açıkladık.

98 - Sizi bir tek candan yaratan O'dur. Sonra sizin için bir karar yeri bir de emanet yeri vardır. Biz âyetlerimizi anlayan bir toplum için apaçık beyan ettik.

99 - Gökten suyu indiren O'dur. Onunla her çeşit bitkiyi çıkardık o bitkiden bir yeşillik çıkardık ondan da birbiri üzerine binmiş taneler; hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar üzüm bağları zeytin ve nar (bahçeleri) çıkarıyoruz. (Bunların) kimi birbirine benzer kimi benzemez. Bunlar meyvelendikleri zaman meyvelerinin olgunlaşmasına bakın! Bunlarda inanan bir toplum için ibretler vardır.

100 - Onlar Allah'a cinlerden de ortak koştular. Halbuki onları yaratan O'dur. Bilgileri olmadan O'na oğullar kızlar uydurdular. O'nun şânı onların uydurdukları sıfatlardan münezzeh ve yücedir.

101 - Gökleri ve yeri yoktan var eden O'dur. Eşi de olmadığı halde nasıl olur da çocuğu olur? Her şeyi yaratan O'dur. Ve O herşeyi bilendir.

102 - İşte Rabbiniz Allah bu! O'ndan başka ilâh yoktur; O her şeyin yaratanıdır. O'na kulluk edin O her şeye vekildir.

103 - Gözler onu göremez O ise bütün gözleri görür; O lütuf sahibidir her şeyden haberlidir.

104 - Muhakkak size Rabbinizden basiretler (kalb gözleri) geldi. Artık kim hakkı görürse faydası kendisine kim de körlük ederse zararı kendisinedir. Ben sizin bekçiniz değilim!

105 - İşte böylece âyetleri türlü türlü çevirip açıklıyoruz ki onlar sana: "Sen bunları bir yerlerden okuyup öğrenmişsin" desinler ve bilen bir toplum için de onu iyice beyan edelim.

106 - Rabbinden sana vahyedilene uy. O'ndan başka ilâh yoktur. Ortak koşanlardan da yüz çevir.

107 - Allah dileseydi ortak koşmazlardı. Biz seni onlar üzerine bekçi yapmadık sen onlara vekil de değilsin!

108 - Onların Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki onlar da bilmeyerek sınırı aşıp Allah'a sövmesinler. Biz her ümmete yaptıkları işi böyle süslü gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. O onlara ne yaptıklarını haber verir.

109 - Müşrikler kendilerine bir mucize gelirse ona mutlaka iman edeceklerine dair en ağır yeminleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Mucizeler ancak Allah katındadır". Onlara mucizeler geldiğinde de iman etmeyeceklerini siz nerden bileceksiniz?

110 - Biz onların kalblerini ve gözlerini çeviririz de onlar ilkin iman etmedikleri gibi gene de iman etmezler. Biz de onları taşkınlıkları içerisinde kör ve şaşkın bırakırız.

111 - Eğer biz onlara melekleri indirseydik ölüler de kendileriyle konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik Allah'ın diledikleri hariç yine de inanacak değillerdi fakat çokları bunu bilmezler.

112 - Biz böylece her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. Bunlar birbirini aldatmak için süslü sözlerle vesvese verirler. Rabbin dileseydi onu yapamazlardı. Artık onları iftiraları ile başbaşa bırak.

113 - Bir de ahirete iman etmeyenlerin kalbleri o yaldızlı söze kansın ondan hoşlansın ve işledikleri suçları işlemeye devam etsinler diye böyle yaparlar.

114 - Allah size Kitab'ı (Kur'ân'ı) açıklanmış olarak indirdiği halde ondan başka bir hakem mi arayayım? Kendilerine kitap verdiklerimiz o Kur'ân'ın gerçekten Rabbin katından hak olarak indirilmiş olduğunu bilirler. O halde sakın şüphe edenlerden olma.

115 - Rabbinin sözü hem doğrulukça hem de adaletçe tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirebilecek hiç kimse yoktur. O işitendir bilendir.

116 - Eğer yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Çünkü onlar sadece "zann"a uyarlar ve saçmalarlar.

117 - Şüphesiz ki Rabbin yolundan kimlerin saptığını çok iyi bilir. O doğru yolda olanları da çok iyi bilir.

118 - Eğer Allah'ın âyetlerine iman ediyorsanız Allah'ın adı anılarak kesilen hayvanlardan yiyin.

119 - Size ne oluyor da Allah'ın adı anılarak kesilenlerden yemiyorsunuz? Halbuki O size mecbur kalmanızın dışında haram olan şeyleri genişce açıklamıştır. Doğrusu birçokları bilmeden aaaiflerine uyarak insanları doğru yoldan saptırıyorlar. Muhakkak ki Rabbin sınırı aşanları çok iyi bilir.

120 - Günahın açığını da gizlisini de bırakın! Günah kazananlar yaptıklarının cezasını çekecekler.

121 - Üzerlerine Allah'ın ismi anılmamış olanlardan yemeyin çünkü onu yemek yoldan çıkmaktır. Şeytanlar dostlarına sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız muhakkak ki Allah'a ortak koşanlardan olursunuz.

122 - Ölü iken hidayetle dirilttiğimiz kendisine insanlar arasında yürüyecek bir nûr verdiğimiz kimse karanlıklar içinde kalıp ondan çıkamayan kimse gibi olur mu? Fakat kâfirlere yaptıkları böyle süslü gösterilir.

123 - Böylece her kentte ileri gelenleri oranın suçluları yaptık ki orada hileler çevirsinler. Halbuki bunlar kötülüğü başkasına değil kendilerine yapıyorlar da farkına varmıyorlar.

124 - Onlara bir âyet geldiği zaman: "Allah'ın peygamberlerine verilenin aynısı bize de verilmedikçe iman etmeyiz" derler. Allah peygamberliğini kime vereceğini daha iyi bilir. Suçlu olanlara yaptıkları hilelerinden dolayı Allah katından bir zillet ve şiddetli bir azap erişecektir.

125 - Allah kimi hidayete erdirmek isterse onun gönlünü İslâm'a açar. Kimi de saptırmak isterse sanki göğe yükseliyormuş gibi göğsünü dar ve sıkıntılı yapar. Allah inanmayanları işte böyle pislik içinde bırakır.

126 - İşte Rabbinin doğru yolu budur. Şüphesiz biz hatırlayıp ibret alan bir kavim için âyetleri geniş bir şekilde açıkladık.

127 - Onlar için Rableri katında selâmet yurdu vardır. Yaptıkları iyi amellerden dolayı Allah onların dostudur.

128 - (Allah) onların hepsini topladığı gün cinlere: "Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız" der. İnsanlardan cinlerin dostu olanlar da şöyle derler: "Rabbimiz! Biz birbirimizden faydalandık. Nihayet bize tayin ettiğin vademize ulaştık". Allah da:"Sizin durağınız cehennemdir. Orada Allah'ın dilemesi müstesna ebedi olarak kalacaksınız" der. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir her şeyi bilendir.

129 - İşte biz böylece kazandıkları günahlardan dolayı zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına dost yaparız.

130 - (Allah) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bugününüze kavuşacağınız hususunda sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" deyince onlar: "Kendi aleyhimize şahidiz" derler. Dünya hayatı onları aldattı ve kendilerinin kâfir olduklarına şahitlik ettiler.

131 - Bu (şundan dolayıdır ki) Rabbin halkı habersiz iken ülkeleri zulüm ile helak edici değildir.

132 - Her birinin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.

133 - Rabb'ın hiçbir şeye muhtaç değildir merhamet sahibidir. Sizi başka bir kavmin soyundan getirdiği gibi dilerse sizi de yok edip sizden sonra yerinize dilediğini getirir.

134 - Size vaad edilenler muhakkak gelecektir siz onun önüne geçemezsiniz.

135 - De ki: "Ey kavmim! Gücünüz yettiğince yapacağınızı yapın ben de yapıyorum. Yakında (dünya) yurdunun sonunun kimin olduğunu bileceksiniz. Muhakkak zalimler kurtuluşa eremezler".

136 - Allah'ın yarattığı ekin ve hayvanlardan Allah'a bir hisse ayırmakta ve kendilerince: "Bu Allah'a ait; şu da ortaklarımıza ait" demektedirler. Ortakları için olan hisse Allah'a ulaşmamakta fakat Allah'a ayrılan hisse ortaklarına ulaşmaktadır. Verdikleri hüküm ne kötüdür.

137 - Yine ortakları müşriklerden çoğuna evlatlarını öldürmeyi güzel gösterdi ki hem kendilerini mahvetsinler hem de dinlerini karıştırıp bozsunlar. Allah dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları uydurduklarıyla baş başa bırak!

138 - Zanlarınca dediler ki:"Bunlar dokunulmaz hayvanlar ve ekinlerdir. Bunları bizim dilediğimizden başkası yiyemez. Bunlar da sırtına binilmesi yasaklanmış hayvanlar." Bir kısım hayvanları da üzerlerine Allah'ın adını anmadan boğazlarlar. Bütün bunları Allah'a iftira ederek yaparlar. Allah onları iftiralarıyla cezalandıracaktır.

139 - Dediler ki: "Bu hayvanların karınlarındakiler sadece erkeklerimize ait olup kadınlarımıza haramdır". Eğer ölü doğarsa o zaman hepsi onda ortaktır. Bu nitelemelerinden dolayı Allah onların cezasını verecektir. Çünkü O hikmet sahibidir her şeyi bilendir.

140 - Bilgisizlik yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler ve Allah'ın kendilerine verdiği rızkı Allah'a iftira ederek haram kılanlar muhakkak ki ziyana uğradılar. Bunlar doğru yoldan sapmışlardır; hidayete erecek de değillerdir.

141 - Asmalı ve asmasız (üzüm) bahçeleri hurmaları ürünleri çeşit çeşit ekinleri zeytinleri ve narları birbirine benzer ve benzemez biçimde yaratan O'dur. Her biri meyve verince meyvesinden yiyin hasat günü de hakkını (zekat ve sadakasını) verin; ama israf etmeyin çünkü O israf edenleri sevmez.

142 - Hayvanlardan da (çeşit çeşit yarattı). Kimi yük taşır kiminin yününden döşek yapılır. Allah'ın size verdiği rızıktan yiyin ve şeytanın adımlarına uymayın (peşinden gitmeyin); çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.

143 - Sekiz çift: Koyundan iki keçiden iki. De ki: "(Allah) iki erkeği mi haram kıldı yoksa iki dişiyi mi ya da iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı? Eğer doğru iseniz bana ilimle haber verin."

144 - Ve deveden iki sığırdan iki. De ki: (Allah) "İki erkeği mi haram kıldı yoksa iki dişiyi mi ya da iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı? Yoksa Allah'ın size böyle vasiyet ettiğine şahitler mi oldunuz? (O'nun yanında mıydınız?). Böyle hiçbir bilgiye dayanmadan insanları saptırmak için Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Şüphesiz Allah o zalimler topluluğunu doğru yola iletmez"

145 - De ki: "Bana vahyolunanda (bu haram dediklerinizi) yiyen kimse için haram edilmiş bir şey bulamıyorum. Ancak leş veya akıtılmış kan yahut domuz eti - ki bu gerçekten pistir yahut Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvan olursa bunlar haramdır. Ama kim çaresiz kalırsa (başkasının hakkına) tecavüz etmemek ve zaruret sınırını aşmamak üzere (bunlardan yiyebilir)" Çünkü Rabbin çok bağışlayandır merhamet edendir.

146 - Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sırtlarında yahut bağırsaklarında bulunan ya da kemiğe karışan yağlar dışında sığır ve koyunun da yağlarını onlara haram ettik. Saldırganlıkları yüzünden onları böyle cezalandırdık. Biz elbette doğru söyleyenleriz.

147 - Eğer seni yalanladılarsa de ki: "Rabbiniz geniş rahmet sahibidir. Bununla beraber O'nun azabı da suçlu toplumdan geri çevrilmez."

148 - Allah'a ortak koşanlar diyecekler ki: "Allah dileseydi ne biz ortak koşardık ne de atalarımız ortak koşardı hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan önce yalanlayanlar da böyle söylemişlerdi de sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: "Yanınızda bize çıkarabileceğiniz bir bilgi mi var? Siz sadece zanna uyuyorsunuz ve siz sadece saçmalıyorsunuz."

149 - De ki: "En kesin ve üstün delil Allah'ındır. Allah isteseydi elbette hepinizi doğru yola iletirdi."

150 - De ki: "Haydi Allah bunu yasak etti diye tanıklık edecek şahitlerinizi getirin.". Eğer onlar şahitlik ederlerse sen onlarla beraber şahitlik etme. Âyetlerimi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların aaaiflerine uyma. Çünkü onlar Rablerine başkasını denk tutuyorlar.

151 - De ki: Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın ana babaya iyilik edin fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin sizin de onların da rızkını biz veriyoruz. Kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Haksız yere Allah'ın haram kıldığı cana kıymayın. Düşünesiniz diye Allah size bunları emretti.

152 - Yetimin malına yaklaşmayın; yalnız erginlik çağına erişinceye kadar (malına) en güzel biçimde (yaklaşabilir ve uygun şekilde harcayabilirsiniz). Ölçü ve tartıyı tam adaletle yapın. Biz kimseye gücünün yettiğinden fazlasını teklif etmeyiz. Söylediğiniz zaman da yakınınız da olsa âdil olun ve Allah'a verdiğiniz sözü tutun. Öğüt alıp düşünesiniz diye Allah bunları size emretmiştir.

153 - İşte benim doğru yolum budur; ona uyun. Sizi O'nun yolundan ayıracak başka yollara uymayın. (Azabından) korunmanız için Allah size böyle tavsiye etmiştir.

154 - Sonra iyilik edenlere (nimetimizi) tamamlamak her şeyi açıklamak ve doğru yola iletici ve rahmet olmak üzere Musa'ya Kitab'ı verdik ki Rablerinin huzuruna varacaklarına inansınlar.

155 - İşte bu (Kur'ân) da mübarek bir Kitap'tır. Onu biz indirdik. Ona uyun ve Allah'tan korkun ki size rahmet edilsin.

156 - (Onu size indirdik ki "Kitap sadece bizden önceki iki topluluğa (yahudi ve hıristiyanlara) indirildi; biz ise onların okumasından habersizdik (o kitapları okuyamıyor ve dillerini anlayamıyorduk)" demeyesiniz.

157 - Yahut: "Eğer bize kitap indirilseydi biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk" demeyesiniz. İşte size de Rabbinizden açık delil hidayet ve rahmet geldi. Allah'ın âyetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri yüz çevirmeleri sebebiyle azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

158 - (İnanmak için) ille meleklerin gelmesini yahut Rabbinin gelmesini ya da Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Ama Rabbinin (azab) işaretlerinin geldiği gün daha önce iman etmemiş yahut imanında bir hayır kazanmamış kimseye artık inanması bir fayda sağlamaz. De ki: "Bekleyin; biz de beklemekteyiz."

159 - Dinlerini parça parça edip grup grup olanlar var ya senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır sonra (Allah) onlara yaptıklarını haber verecektir.

160 - Kim iyilik getirirse ona o (getirdiği)nin on katı vardır. Kim kötülük getirirse sadece onun dengiyle cezalandırılır; onlar haksızlığa uğratılmazlar.

161 - De ki: Rabbim beni doğru yola iletti. Dosdoğru dine Allah'ı birleyen İbrahim'in dinine. O ortak koşanlardan değildi.

162 - De ki: Benim namazım ibadetim hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir.

163 - Onun ortağı yoktur. Bana böyle emrolundu ve ben müslümanların ilkiyim.

164 - De ki: Allah herşeyin Rabbi iken ben O'ndan başka Rab mi arayayım? Herkesin kazandığı yalnız kendisine aittir. Kendi (günah) yükünü taşıyan hiç kimse bir başkasının (günah) yükünü taşımaz. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. O ayrılığa düştüğünüz gerçeği size haber verecektir.

165 - Sizi yeryüzünün halifeleri yapan size verdiği şeylerde sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O'dur. Şüphesiz Rabbin cezası çabuk olandır ve O bağışlayan esirgeyendir.
Sayfa: [1] 2 3 ... 25
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Arşiv || Arşiv2 || Sitemap || Sitemap2 || Wap || Wap2 || Wap Forum || RSS || Linkler

 www.Skyred.Net  2008
| Tasarım | Programlama KO - SKYSON
©Copyright 2008 - Group SKYRED
Varmısın Yokmusun Yarışması
100TemelEser


"Usulunce cevap verebilmek meziyettir ! "

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
forum , mp3 , kızlar , girl , hack, msn hack, mail hack, warez, warez script, knight online, dizi izle, forum, mp3 indir, adult, proğram indir, mp3 download, şarkı sözü, ödev indir, hazır tez, hikaye, hikayeler, video izle, video indir, videolar, msn şifre kırıcı, ödev tez indir, liseli kızlar, porno video, porno hikayeler, oyun oyna, online oyun, seks video, rap, sagopa, ceza , ayben , kolera , Türkiyenin Paylaşım Platformu - Forum, Forumlar, Forumuz, Eğitim, Youtube, Eğlence, Kültür, Sanat, Turizm, Aşk, Sevgi, Wallpaper, Dini Konular, Komik Videolar, Resimler, Oyun Download, Playstation, Program Download, İşletim Sistemi, Digital Uydu, Müzik, Webmaster, vBulletin, Güvenlik, Divx, Cep Telefonları, Videolar, Şarkı Sözleri, Ödev, Tez, Oyun, Biyografiler